Dinlemek için

PODCAST 3. SEZON

Beğenilen sanat ve kültür Podcast’i CHANEL Connects, 3. Sezonu ile geri dönüyor. Küresel fikir liderlerini, sanatçıları ve kreatörleri bir araya getiren ve haftalık olarak yayınlanan bu sekiz bölümlük seri, günümüzün kültürünü şekillendiren ve yarının kültürünü tanımlayan derin soruların ve söyleşilerin peşine düşüyor.

CHANEL Connects her 25 dakikalık bölümde, vizyon sahibi iki ismi samimi bir sohbet için bir araya getiriyor ve teknolojiyle hayal gücünün kesişimi, otobiyografide gerçek ve kurgu, ortak girişimlerin gücü, sinemanın ilham kaynakları gibi konuları sorguluyor.

Aralarında oyuncu ve prodüktör Penélope Cruz, mimar Frida Escobedo, girişimci Jon Gray, tasarımcı Yinka Ilori, kompozitör Kelsey Lu ve dijital sanatçı Sarah Meyohas’ın bulunduğu kişileri bir araya getiren CHANEL Connects, olağanüstü zihinleri hepimizi ilgilendiren evrensel konularda yenilikçi fikirlerini doğaçlama biçimde paylaşmaya teşvik ediyor.

Bölümler

  • 1. KELSEY LU & YINKA ILORI

  • 2. MARGARET QUALLEY & SAVANAH LEAF

  • 3. ARIA DEAN & RACHEL ROSE

  • 4. FRIDA ESCOBEDO & JOSÉ ESPARZA CHONG CUY

  • 5. CARLA SIMÓN & PENÉLOPE CRUZ

  • 6. JON GRAY & RUTHIE ROGERS

  • 7. AMY SILLMAN & SHEILA HETI

  • 8. ALBERT READ & SARAH MEYOHAS

  • 9. Barry Jenkins & Isaac Julien

BÖLÜM 1: Immersive Joy

Kelsey Lu, klasik müzik eğitimi almış ancak başka bir dünyadan gelmiş hissi yaratan elektro-klasik sesler yaratıyor ve Solange ve Blood Orange gibi sanatçılarla iş birlikleri var. Sıklıkla eşitlik hakları konusuna odaklanan Yinka Ilori, İngiliz-Nijeryalı kökenlerinden ilhamla yarattığı cesur ve renkli tasarımlarıyla tanınıyor. Bizi yeni fikirler üzerine düşünmeye iten Yinka ve Kelsey Lu, dünyanın sanatlarına olan etkisi ve müzik ve sanatın inanılmaz gücü hakkında konuşuyor. Sohbetlerine, neşenin yaratıcılıklarını nasıl beslediği üzerine bir keşfe çıkarak başlıyorlar.

2. BÖLÜM: Taking Up Space

Bu bölüm, biri kamera önünde diğeri ise kamera arkasında film endüstrisini sarsmış iki cüretkar yeteneği bir araya getiriyor. Savanah Leaf film dünyasına adım atmadan önce Olimpiyatlarda forma giymiş bir voleybolcuydu. İlk filmi Earth Mama kısa süre önce prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yaptı ve büyük beğeni topladı. Margaret Qualley şimdiden sinema dünyasının en iyi yönetmenlerinden bazılarıyla, Claire Denis, Quentin Tarantino, Yorgos Lanthimos ve Ethan Coen gibi isimlerle beraber çalıştı. Çok yönlü ikili, şimdiye kadar yaptıkları hakkında konuşmak için New York’ta buluştu.

3. BÖLÜM: Art Across Disciplines

Rachel Rose, 17. yüzyıl İngiltere'si işçi sınıfından uzay keşiflerine uzanan, dünyayı anlayışımızdaki değişimleri konu alan girift video kurgularıyla tanınıyor. Bu bölümde meslektaşı, Blackness ve sanat teorisi üzerine film ve heykeller üreten sanatçı Aria Dean ile diyalog kuruyor. Sohbetleri, çağdaş sanat dünyasının derinliklerine dalıyor: Film, heykel ve kurguları içeren çok disiplinli çalışmaları, Meme’lerin eleştiri olarak kullanımı ve tarihin yükünün onlara verdiği ilham.

4. BÖLÜM: Architecture on Time

İki yakın arkadaş, çok farklı açılardan da olsa sanat ve mimarinin kesiştiği noktada çalışıyor. Ödüllü mimar Frida Escobedo şu anda New York Metropolitan Sanat Müzesi’nin çağdaş sanata ayrılmış kısmının renovasyonunu yapıyor. New York merkezli Storefront for Art and Architecture’ın Baş Küratör’ü olan José Esparza Chong Cuy, her iki disiplinle olan kamusal etkileşimi değiştiriyor. İkili Lina Bı Bardi’nin büyüsü, sanat ve mimari arasındaki bağlantılar ve Meksiko’nun çalışmaları üzerindeki etkisi üzerine konuşuyor.

5. BÖLÜM: Filmed with Love

Bu bölümde bir sinema efsanesiyle yeni parlayan bir yıldızı bir araya getiriyoruz: Bağımsız filmler ve gişe rekortmeni Hollywood yapımlarındaki performansıyla seyircileri otuz yılı aşkın süredir büyüleyen Oscar ödüllü oyuncu Penélope Cruz, taşrada geçen çocukluğundan aldığı ilhamla Katalan sinemasını yeni ve küresel bir kitleye tanıtan yönetmen Carla Simón ile diyalog kuruyor. İkili ilk defa Madrid’de bir araya geliyor ve politika, ebeveyn olmak ve kendi alanını yaratmanın gerektirdiği cesaret üzerine konuşuyor.

Bonus Bölüm: İçgüdü Sanatı

Chanel, Connects’in bu özel bölümünü sunmaktan mutluluk duyar. “Filmed with Love” çekiminin ardından Oscar ödüllü Penélope Cruz ve yönetmen Carla Simón diyaloglarına İspanyolca devam ediyor ve annelik, gerçek ile kurgu arasındaki dans ve insani gözlemin önemi üzerine konuşuyor.

6. BÖLÜM: Epicurious Excellence

Bu bölümde, yemek dünyasının vizyon sahibi isimleri bir araya geliyor: Londra’daki River Café’nin efsanevi şefi Ruthie Rogers, Bronx merkezli kolektif Ghetto Gastro’nun kurucu ortaklarından Jon Gray ile sohbet ediyor. Yemeklerin fotoğraflanması, yemek tarifleri, taze malzemelerin kullanımı ve kalıpları yıkan yeni yemek kitapları üzerine tartışıyorlar. Ait oldukları topluluğu önemseyen ve sayısız iş birliğine imza atmış olan ikili, sohbetlerinde kültür ve yemeğin kesişimine, miraslarına ve ortaklığın gücüne odaklanıyor.

7. BÖLÜM: Fact & Fiction

Ressam Amy Sillman, kategorilere giremeyen yağlı boya tablolarıyla tanınır. Geçtiğimiz on yılda soyutlamayı yeniden canlandıran çoğunlukla kadın sanatçılardan oluşan bir neslin önderlerinden biridir. Pure Colour (2022) ve Motherhood (2018) kitaplarının yazarı, kurgu ve anı arasındaki sınırı flulaştıran ve deneyimleri; anneliği, sanatı ve ölümlülüğü anlamanın yeni ve özgün yollarını yaratan ünlü yazar Sheila Heti ile Amy sürükleyici bir diyalog kuruyor. Bu bölümde, amaçları yolunda oluşan belirsizlikleri nasıl kabullendiklerini konuşuyorlar.

8. BÖLÜM: Creative AI

Yapay zeka dünyasında özgün yaratıcılığın doğası nedir?

Bu bölümde, toplumu dönüştüren teknolojiyi keşfe çıkan çalışmalar yapan sanatçı Sarah Meyohas; Condé Nast Britain’ın yönetici direktörü ve The Imagination Muscle’ın yazarı Albert Read ile bir araya geliyor. Read, harika kitabı ile karmaşık ve gitgide otomatikleşmekte olan dünyada insani yaratım becerimizi nasıl geliştirebileceğimiz üzerine bir rehber sunuyor. İkili orijinallik, eser sahipliği ve sanatçının kalıcı gücü üzerine tartışıyor.

9. Bölüm: Black Tenderness

Barry Jenkins ve Isaac Julien, yaratıcı hassasiyetleri birçok ortak nokta taşıyan iki dev yönetmen. Her ikisi de çağdaş kültürü yeniden şekillendiren çalışmalara imza atıyor: Jenkins 2016’da Oscar ödülü alan filmi Moonlight’da Siyah maskülenliğin duyarlı bir portresini çizerken Julien de otuz yılı aşkın süredir Siyah İngiliz sinemasının ön saflarında yer alıyor. İlk defa Londra’da bir araya gelen Jenkins ve Julien bu bölümde kırılganlığı resmetmek, edebi metinleri uyarlama sanatı ve güzelliğin, müziğin ve belleğin çalışmalarına olan etkisi üzerine konuşuyor.

Dinlemek için